Samsun Göğüs Hastalıkları Hastanesi hekimlerinden Dr. Kamil Furtun uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir. Kendisine Allahtan rahmet, ailesine ve sağlık camiamıza başsağlığı diliyor ve meslektaşımıza yapılan bu hunharca saldırıyı nefretle kınıyoruz.
Daha 2 yıl önce, Gaziantep”te öldürülen Dr. Ersin Arslan”ın acısı soğumadan yüreğimize bir kez daha ateş düştü. Yeter artık diyoruz. Yeter, bu son olsun artık.
Sağlık Bakanı Müezzinoğlu’nu katıldığı bir televizyon programında son dakika haberi olarak bir doktoru daha halletmişler diyip pis pis sırıtan soytarıya gereken cevabı veremediği gibi, şiddetin bu toplumun genetiğinde olduğunu çeşitli örneklerle anlatıp bu soytarıyı adeta haklı çıkartan açıklamasından dolayı kınıyoruz.
Yetkililerin sıradan açıklamalarını artık duymuyoruz bile. Seçim çalışmalarını bu olayın önüne alan siyasileri şiddetle kınıyoruz.
Yıllarca şiddet gördük, hala görüyoruz. Acılarımız öfkeye dönüştü. Her yıl onbinlerce şiddete maruz kalan sağlık çalışanları olarak hala “acı ile doluyuz” demek bizi rahatlatmıyor.
Artan şiddet olaylarından sonra sürekli olarak ilgili yetkili herkesi uyardık. Sağlıkta şiddet yasasını bir an önce çıkarmalarını istedik, her seferinde duymazlıktan geldiler. Bunun için içimizi yakan her olaydan sonra uyarı eylemleri yaptık, yapacağız da.
En doğal, en insani eylemimiz sonrası bile hakkımızda açılan soruşturmalarda ifade vermekten bıktık. Bir meslektaşımız öldürülüyor, buna tepki vermemiz bile engellenmeye çalışılıyor. Bugünkü bu eylemimizden sonra yine soruşturma açacaklar, yine soracaklar, neden iş bıraktınız diye. Sağır sultanın duyduğunu bizim yetkililerimiz duymuyor. Yürekleri taşlaşmış idarecilerimiz için üyelerimiz adına toplu savunmayı buradan yapıyorum.
Mersin Halk Sağlığı Müdürlüğüne
Sağlıkta şiddet yasasını çıkarmayarak, şiddet ortamını hazırlıyorsunuz. Samsun”da görev yerinde öldürülen meslektaşımız Dr. Kamil Fortun”un acısına ve anısına hürmeten bugün iş bıraktık. Buradan sesleniyorum, bugün bir günlüğüne iş bıraktık, tekrarında süresiz iş bırakacağız. Çünkü bizler hekimiyle hemşiresiyle diğer çalışanlarıyla insanız, ölümün yanında değil yaşamın yanında tarafız.
Değerli basın emekçileri,
Mersin Aile Hekimleri olarak cumartesi nöbetleri için nöbete gitmeme eylemimizin gerekçelerinden bir tanesinin de can güvenliği olduğunu sizlerle paylaşmak isterim. Hafta arası 15-20 kişinin çalıştığı ve buna rağmen şiddete maruz kaldığımız ASM”lerde cumartesi günleri bir aile hekimi, bir hemşire nöbet tutmamız isteniyor. Buradan açıkça soruyorum: Yarın bir gün cumartesi nöbetinde şiddet gören, öldürülen bir meslekdaşımız olduğunda bunun hesabını kim verecek. Yine ateş düştüğü yeri mi yakacak. Buradan ilan ediyorum, böyle bir olay olduğunda bunun sorumluları popülist sağlık politikalarına hizmet eden idareciler olacaktır.
Bizler halkımıza şiddet görmeden insanca ortamlarda sağlık hizmeti vermek istiyoruz.
Sağlıkta şiddet yasasının bir an önce çıkartılmasını talep ediyoruz, yıpranma hakkımızın verilmesini talep ediyoruz, 184 sağlıkçıya şiddet ve ölüm hattının kapatılmasını talep ediyoruz.
Kamuoyuna saygılarımızla
MERSİN AİLE HEKİMLERİ YÖNETİM KURULU
BENZER HABERLER