HaberMatik V3.2

logo

Bu acıyı yaşatanlara en ağır ceza verilmeli!

Bu acıyı yaşatanlara en ağır ceza verilmeli!

köşeÜlkemizde yaşanan gelişmeleri büyük bir hayret, büyük bir şaşkınlık ve büyük bir öfkeyle takip ediyoruz.

 

Evet, Özgecan Aslan cinayetinden bahsediyorum. Buna bir cinayet demek bile az gelir. Bu bir vahşettir, insan olan hiç kimsenin kabul edemeyeceği, kelimelerle tarif edemeyeceği insanlık dışı bir durumdur…

 

Olayın Mersin’de gerçekleşmesi ise bizim için ayrı bir acıdır. Yaşanan vahşeti çok ama çok yakından hissettik.

Üzülerek söylemek istiyorum ki bu vahşet ülkemizde kadına verilen değerin de maalesef bir göstergesi.

 

Bir anne düşünün, bir baba düşünün ki öperek, koklayarak, gözünden sakınarak büyüttüğü evladının, sapık bir caninin elinde kalması karşısında nasıl bir yasa boğulur.

Özgecan’ın ailesine ve yakınlarına başsağlığı dilemek onların acısını hafifletir mi bilmiyorum. Ama ülke olarak onların yanında olduğumuzu bugüne kadar gösterdik, bundan sonra da göstermemiz gerekiyor.

 

Bu vahşetin ardından şimdilik elimizden gelen maalesef bu kadar. Onlara Allah’tan sabır diliyorum. Elbette bu acının tarifi yok, elbette bu acının dayanılacak bir tarafı yok. Ama onların yanında olmak, onlar adına dualar etmek, en azından yüreklerine bir su serpecektir diye düşünüyorum.

 

Ülkemizde kadının, kadınlarımızın yaşadığı dramın, acının, şiddettin haddi var hesabı yok. Maalesef ki bu durum gün geçtikçe daha da kötü bir hale geliyor.

Her gün gazete sayfalarını şöyle bir karıştırdığımızda ülke genelinde yaşanan şiddetin, cinayetin, tecavüzün boyutlarını çok kolay bir şekilde görebiliyoruz.

 

Yapılan tüm önlemlere rağmen hiçbir şey henüz değişmemişse demek ki ya önlemler yetersiz ya da daha kötüsü hiçbir önlem alınmıyor.

Geçici önlemlerin ise etkili olmadığını, kalıcı olmadığını görüyoruz zaten yaşanan gelişmelerden sonra.

 

Yasa, kanun, ceza hangi yöntem etkili oluyorsa devlet büyüklerimizden onu talep ediyoruz. Ama uzun vadede ise ailelere ve eğitim kurumlarına çok iş düşüyor.

 

Çünkü öncelikle şunu belirtmek gerekiyor ki bugün cani olarak değerlendirdiğimiz herkes bir ailenin içerisinde yetişiyor. Aile içerisinde alınan eğitim ve terbiyenin ne kadar önemli olduğunu, gelecekte çocuğun yaşamını ne denli derinden etkilediğini biliyoruz

Toplum olarak yitirdiğimiz ahlaki değerlerimizin yeniden kazanılması, gelecek kuşaklara daha kuvvetli bir şekilde aktarılması zaruridir. Uzun vadede bu vahşetleri önlemenin en iyi yolu eğitimden geçer.

 

Eğitim kurumlarının sadece bilgi veren kurumlar olmadığını, aynı zamanda çocukların ahlaki gelişimlerine de katkı sağlaması gerektiğini ifade etmekte yarar var.

Bunları yapmamız lazım ki artık bir Özgecan daha katledilmesin. Anneler ve babalar ağlamasın.

 

Güzel Anamur’umuzda da Özgecan cinayetinin ardından anlamlı bir protesto gerçekleşti. Kadınlı erkekli bir yürüyüş düzenlendi. Bu toplumsal tepkinin her yerde aynı sertlikte yapılması gerektiğini düşünüyorum.

O güzel anne ve babaya, kardeşlerine, eş, dost ve akrabasına ve tüm ülkemize bu acıyı yaşatan canilerin ise adalet karşısında en büyük cezayı almalarını temenni ediyorum. Böylelikle acımız bir nebze de olsa hafifleyebilir.  Sevgili okurlarım Dilimin kemiği yok bu yazı yazmakla bitmez bu vahşet konusunda daha söyleyecek okadar söz var ki ancak şimdilik bu kadarını sizlerle paylaşabiliyorum. Saygılarımla….

 

 

#

SENDE YORUM YAZ