HaberMatik V3.2

logo

KURAL VAR AMA YETER Mİ? ANAMUR’DA CAM FİLMİ SORUNU BÜYÜYOR

KURAL VAR AMA YETER Mİ? ANAMUR’DA CAM FİLMİ SORUNU BÜYÜYOR

Anamur sokaklarında her gün yüzlerce araç trafikte yer alıyor. Ancak dikkatle bakıldığında göz ardı edilmemesi gereken önemli bir sorun kendini açıkça gösteriyor: mevzuata aykırı cam filmleri.

Yıllardır gündeme gelen, dönemsel denetimlerle hatırlanan ancak kalıcı bir çözüme tam anlamıyla ulaştırılamayan bu konu, artık basit bir detay olmaktan çıkmış; doğrudan trafik güvenliğini ilgilendiren ciddi bir mesele haline gelmiştir. Bugün Anamur trafiğinde ön camında film bulunan, yan camları tamamen karartılmış ya da görüşü ciddi şekilde kısıtlayan araçların hâlâ aktif şekilde trafikte yer alabildiği görülmektedir.

Bu tablo doğal olarak şu soruyu beraberinde getirmektedir:

Denetim var mı?

Elbette var. Anamur’da görev yapan trafik ekiplerinin gerekli denetimleri yaptığı ve bu konuda hassasiyet gösterdiği görülmektedir. Ancak mesele, denetimin varlığı değil; etkinliği ve sürekliliğidir.

Anamur’da trafik düzeni ve güvenliği yalnızca denetimlerle değil, aynı zamanda kurallara uyum kültürünün yerleşmesiyle sağlanabilir. Bu çerçevede araç cam filmleri konusu, hâlâ çözüm bekleyen önemli başlıklardan biri olarak karşımızda durmaktadır.

Mevzuat bu konuda son derece açıktır. Görüşü engelleyen ve yasal sınırların üzerinde olan cam filmleri yasak kapsamındadır. 2026 yılı itibarıyla bu ihlaller için 2.719 TL idari para cezası uygulanmakta, erken ödeme durumunda bu tutar 2.039,25 TL’ye düşmektedir. Bununla birlikte yaptırım yalnızca para cezasıyla sınırlı değildir; araçların trafikten men edilmesi, sürücülere söküm için süre verilmesi ve araçların muayeneden geçememesi gibi sonuçlar da söz konusudur.

Özellikle ön cam üzerinde kullanılan filmler, sürücünün doğrudan görüş alanını etkilediği için ayrı bir hassasiyet taşımaktadır. Gece sürüşleri, olumsuz hava koşulları ve düşük görüş mesafesi gibi durumlarda bu tür uygulamalar ciddi riskler doğurabilmektedir. Dolayısıyla bu konu yalnızca teknik bir ihlal değil, doğrudan hayati bir güvenlik meselesidir.

Sahadaki tabloya bakıldığında, denetimlerin yapıldığı ancak uygulamanın süreklilik ve yaygınlık açısından istenilen seviyeye henüz ulaşamadığı görülmektedir. Bu durum, uygulamanın olmadığı anlamına gelmez; aksine daha sistemli, daha düzenli ve daha kararlı bir şekilde sürdürülmesi gerektiğini ortaya koyar.

Çünkü kuralların uygulanmasında süreklilik sağlanmadığında, toplumda “geçici uygulama” algısı oluşur. Bu algının en somut yansıması ise kamuoyunda “sök-tak” olarak bilinen uygulamalardır. Denetim dönemlerinde filmlerin sökülmesi, sonrasında yeniden takılması; hem kuralların ciddiyetini zedeler hem de denetimlerin etkisini azaltır.

Oysa trafik düzeni; geçici önlemlerle değil, istikrarlı ve tavizsiz uygulamalarla sağlanabilir.

Bu mesele daha geniş bir çerçevede ele alınmalıdır. Cam filmi konusu, yalnızca teknik bir düzenleme değil; aynı zamanda toplumun trafik kurallarına bakışını yansıtan önemli bir göstergedir. Kuralların herkes için eşit şekilde uygulanması, hem kamu otoritesine duyulan güveni artıracak hem de sürücüler arasında adalet duygusunu güçlendirecektir.

Sonuç olarak;

Anamur’da trafik güvenliğinin güçlendirilmesi adına cam filmi uygulamalarının daha titiz, daha yaygın ve daha istikrarlı şekilde denetlenmesi bir tercih değil, zorunluluktur.

Çünkü trafikte görüşün kısıtlanması, yalnızca bireysel bir risk değil;

Toplumun tamamını ilgilendiren bir güvenlik meselesidir.

#

SENDE YORUM YAZ