logo

ÖZLEDİM ATAM

Melih GENÇOĞULLARI

Melih GENÇOĞULLARI
oktaydemir33@gmail.com

TÜRK ÇOCUĞUNUN SEYİR DEFTERİ

Küçüktüm, ilkokulda siyah önlük giyilirdi. 10 Kasımlarda Atatürk büstü çocukların getirdiği çiçeklerle kaplanırdı. Yavru Kurt isimli öğrenci gurupları izci kıyafetleriyle yanan meşalelerin yanında nöbet tutarlardı. Saat dokuzu beş geçe siren sesleri kaplardı gökyüzünü. Araçların korna sesleri kulakları sağır edercesine basılı tutulurdu. Hayat dururdu. Tüm halkın yüz ifadesi tek olurdu ÜZGÜN. Atatürk sevgisini hiç bitmeyecek bir şekilde içime yerleştiren ilkokul öğretmenimdi. Namaz kılmayı da O öğretti bana. Alfabeyi öğretir gibi öğretti, Vatan sevgisini, bayrak sevgisini.

 Özledim Atam, hani biz çocuklara armağan ettiğin yirmi üç nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramlarını. Yirmi dokuz ekim Cumhuriyet Bayram kutlamalarını özledim. Coşkuyla kutladığımız, her tarafta dalgalanan şanlı bayraklarımızın şahlanışını özledim. Cumhuriyet resepsiyonlarını meclis bahçesindeki cumhuriyet balolarını özledim. Türkiye Cumhuriyeti gençlerine armağan ettiğin On dokuz mayısları özledim. Türk Gençliğine seslendiğin o  ey Türk gençliği.. diye başlayan hitabeyi, gençliğin sana cevaben verdiği o hitabeyi okumayı, haykırmayı ve titreyip kendime gelmeyi özledim. Geceleri tüm karanlıkları aydınlatan fener alaylarını çok özledim.

Özledim Atam, Ankara’yı özledim. O aslanlı yolu özledim. Akın akın çocukların, gençlerin, Ulusun sana gelmesini özledim. Milli Bandolarımızı dinlemeyi, Cumhuriyet şairlerini, Muallim Naci’yi, Cemal Reşit Rey’i, Mehmet Akif Ersoy’u, Aşık Veysel’i özledim. Devlet Tiyatrolarını, Senfoni Orkestralarını, Bedia Muvahhit’i, Sabiha Gökçen’i, Orhan Kemal’i özledim. Onuncu Yıl Marşını, Zeybek oynamayı, davulları-zurnaları, ağıtları özledim. Gaz lambası ışığında kömür uçlu kalemlerle saman kağıtlarına yaptığım ödevleri özledim. Buğday tarlalarını, pamuk tarlalarını, pancar tarlalarını, zeytin bahçelerini özledim. Köy okulumuza giderken sınıf sobasını yakmak için evden getirdiğimiz odunları taşımayı özledim. Tebeşirin kokusunu, tozunu, tahtayı silmek için keçelerle yaptığım silgileri özledim. Öğretmenimin bana dokunmasını, kızmasını, sevmesini özledim. Öğretmenin vurduğu yerde gül biter lafını özledim. Çocukluğumda yolda gördüğüm askere selam vermeyi, hiç tanımasam da bayramlarda ellerini öptüğüm yaşlıları özledim. Sek sek oynamayı, topaç çevirmeyi, ip atlamayı, beş taş  oynamayı, körebe, saklambaç, istop oynamayı , beraber ve kardeşçe paylaşmayı çok özledim. Fıstık tarlalarını, ev tandırlarını, eski şöminemizi özledim. Karlı yollarda üşüyerek ve yürüyerek ama severek ve isteyerek okula gitmeyi özledim.

Özledim Atam, seni çok özledim.

#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çetinkaya’nın sırrı, halkla diyalog

    09 Mart 2021 YAZARLAR

    Halkla ilişkiler açısından günümüzde vatandaş memnuniyetinin önemi giderek artıyor. Aslında “vatandaş memnuniyeti” kavramı ticari kuruluşların kullandığı “müşteri memnuniyeti” anlayışının kamu kuruluşlarına uygulanmasıdır. Bu sebeple özellikle Türkiye’de son dönemlerde vatandaş memnuniyetini göz önünde bulunduran valilikler, kaymakamlıklar ve belediye başkanlıkları halkla ile bütünleşme ve halkın isteklerine cevap verebilme kabiliyetlerini arttırmıştır. Vatandaşa hizmet vermek, onların sorunlarına çözüm bulmak gibi bir asli görevi yerine...
  • Her şeye rağmen umudumuz var…

    29 Aralık 2020 YAZARLAR

    Değerli Anamur Gündem okuyucuları… Zor bir seneyi geride bırakıyoruz. Belki de hayatımız boyunca hiç unutmayacağımız kara bulutların olduğu 2020 yılını, dost meclislerinde tekrar tekrar anlatacağımız; torunlarımızın gerçek olduğuna inanamayacağı bir yılı geride bırakıyoruz. Bu yıl yaşananlar bir romanda anlatılsa, 2020 ile ilgili bir sinema filmi çekilseydi eğer çok önceden, büyük ihtimalle abartılı bir senaryo veya hikâye olduğunu söylerdik. Ama bizler bunu ülke olarak bizzat yaşadık, yaşıyoruz ve öyle görünüyor ki önümüzdeki 2021...
  • ÖZLEDİM ATAM

    09 Kasım 2020 YAZARLAR

    TÜRK ÇOCUĞUNUN SEYİR DEFTERİ Küçüktüm, ilkokulda siyah önlük giyilirdi. 10 Kasımlarda Atatürk büstü çocukların getirdiği çiçeklerle kaplanırdı. Yavru Kurt isimli öğrenci gurupları izci kıyafetleriyle yanan meşalelerin yanında nöbet tutarlardı. Saat dokuzu beş geçe siren sesleri kaplardı gökyüzünü. Araçların korna sesleri kulakları sağır edercesine basılı tutulurdu. Hayat dururdu. Tüm halkın yüz ifadesi tek olurdu ÜZGÜN. Atatürk sevgisini hiç bitmeyecek bir şekilde içime yerleştiren ilkokul öğretmenimdi. Namaz kılmayı da O öğretti bana. Alfa...
  • ANAMUR NASILDI

    28 Ekim 2020 YAZARLAR

    On sene geriye dönüp baktığımızda bu süre zarfında neler olmuş, neler olmamış. Vatandaş anlatıyor.. On sene önce çeyrek altın seksen liraydı. Bir dönüm seranın maliyeti elli bin liraydı. Beş kilo yoğurt yedi liraydı. Hem de köy yoğurdu. En hası en kaymaklısından. Faizler düşüktü. Ev fiyatları düşüktü. Yüz bin liraya sıfır, altmış bin liraya ikinci el ev alabilirdin diyor vatandaş. Sıfır bir yerli arabanın maliyeti sadece yirmi beş bin lira. Muz iki liraya satılırdı o zamanlar ve üretici kazanırdı. Muz ve çilek üreticisi kazandıkça ekim alanını...