logo

Kılıçdaroğlu, Mersin’de nakliyecilerle buluştu

Kılıçdaroğlu, Mersin’de nakliyecilerle buluştu

Nakliye ve lojistik sektörünün temsilcileri, Mersin’de gerçekleştirilen Büyük Nakliyeci Buluşması’nda bir araya geldi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sektörün Türkiye için çok büyük potansiyele sahip olduğunu, gerekli koşulların sağlanması durumunda Türkiye’yi dövize boğacağını belirterek, sektör temsilcilerine “Sakın moralinizi bozmayın. Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Tereyağından kıl çeker gibi bütün bu sorunları çözeceğiz, hepsini çözeceğim. Güvenin, biz size güveniyoruz çünkü” diye seslendi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun öncülüğünde Mersin Büyükşehir Belediyesi Tır Garajı’nda düzenlenen Büyük Nakliyeci Buluşması’na, CHP Genel Başkan Yardımcıları, Genel Merkez yöneticileri, Parti Meclisi üyeleri, milletvekilleri, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, siyasi partilerin il ve ilçe örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcileri katıldı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, konuşmasına başlarken sektör temsilcilerini “Direksiyon başında alın teri döken değerli arkadaşlarım” sözleriyle selamladı. Sektör temsilcilerinin Türkiye’nin yükünü çektiğini, Mersin’de 27 yıldır çözülemeyen bir site sorununun bulunduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, “Şimdi onu Büyükşehir Belediye Başkanımız çözecek inşallah. Arkasından da ‘bir lojistik köye ihtiyacımız var’ dediniz. Evet, öyle. Burada lojistik köyü kuracaksak, lojistik köyün kurulmasından ötürü ortaya bir rant çıkacak. O rantın sahibi o köyü kullananlardır. Onlara hakça bölüştürdüğünüz zaman kimse aç, açıkta kalmaz. Herkes hayatından memnun olur. Alın teri döker, kazanır ve huzur içinde yaşar. Onlar huzur içinde yaşadıkça biz de huzur içinde yaşarız” dedi.

“Mersin, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın çok önemli bir merkezi haline gelecek”

Mersin’in sektör açısından önemli bir kent olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Mersin, sadece bu bölgenin değil, sadece Türkiye’nin değil, sadece Avrupa’nın değil, dünyanın çok önemli bir merkezi haline gelecek, göreceksiniz. Allah nasip eder iktidar olursak, göreceksiniz en önemli merkez haline en geç 8, 9 yıl içinde gelecek. Böylece bu bölge, sadece Türkiye’ye ve Akdeniz ülkelerine hizmet veren bir bölge değil, bu bölge dünyaya, özellikle Avrupa ve Amerika’ya en büyük hizmeti götürecek olan bölge olacak. Bizim Merkez Türkiye Projesi’nin ana unsuru bu. Burada sadece nakliye olmayacak onu da söyleyeyim. Biz aynı zamanda Hakkari’deki çinko madenini bu bölgede kuracağımız maden rafinerisinde işleyeceğiz. O maden rafinerisinde madeni çok ucuz bedelle dışarıya ihraç ediyoruz. Burada işlediğimiz zaman en az 50, 100 kat fazlasıyla ihraç edeceğiz. Herkes kazanacak, bölgeyi düşündüğünüzden daha fazla büyüteceğiz. İstanbul’un nüfusu azalacak ama burası İstanbul’dan sonra en büyük kent olacak. Akdeniz’in en büyük havzası olacak. Bu kadar büyük bir imkanı bugüne kadar kullanmadı kimse. Biz kullanacağız, yapacağız. Herkes kazanacak bu bölgede. Gerçekten kişi başına gelir çok kısa süre içinde 20 bin, 25 bin dolara çıkacak. Katma değeri yüksek ürün üreteceğiz bu bölgede. Bölgede göreceksiniz arka arkaya otomobil fabrikaları kurulacak çünkü en rahat buradan ihracatlarını yapacaklar. Bu nimetin bugüne kadar kullanılmadığını düşünmek bile beni ürkütüyor. Neden kullanılmadı? Neden bu imkan sağlanmadı? Bunların sağlanması lazım.”

670 bini aşkın nakliyeci sahipsiz kaldı

Genel Başkan Kılıçdaroğlu, sektördeki 670 bini aşan nakliyecinin sahipsiz kaldığını vurgulayarak, “Sahipsiz bir sektör. Koşarsınız, ‘acaba bir bakanı, acaba Başbakanı ya da Cumhurbaşkanı’nı bulup derdimizi anlatabilir miyiz’ diye. 670 bin kişilik bir kitle olacak, bu kitle alın teri dökecek direksiyon başında. Günün gerekirse 24 saati çalışacak ama sahibiniz yok. Derdinizi anlatacak yer yok. Bir sürü bakanlık var. Ne yapıyor bu bakanlıklar? Sizin ekonomiye katkınız en az 25 milyar dolar. 25 milyar dolarlık bir katkınız var sizin ekonomiye. Belki siz farkında değilsiniz ama biz bunların hepsini görüyoruz. 25 milyar dolarlık bir katkı yapıyorsanız bu katkıyı kısa sürede 50 milyar dolara, 100 milyar dolara çıkarmak mümkün” dedi.

“Nakliye sektörünü toparlayacak bir çatı örgütüne ihtiyacınız var”

Türkiye’nin nakliye sektörü açısından olağanüstü bir coğrafyaya sahip olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, bu avantajın iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, sektör temsilcilerinin tümünün dertlerini dinlemek için toplantıyı Mersin’de düzenlediklerini anlattı. Kılıçdaroğlu, nakliye sektörünün 50’den fazla derneğinin olduğunu anımsatarak, “Bütün nakliye sektörünü toparlayacak bir çatı örgütüne ihtiyacınız var. O zaman sizin sesiniz çok daha gür çıkar, o zaman her siyasetçi mutlaka gelir sizi dinlemek zorunda kalır. Bu çatı örgütünü sağlayın. Mesela uluslararası nakliyeciler var. Kendilerine göre bir çatı örgütü oluşturmuşlar. Onun da üstünde, onun da dahil olacağı güçlü bir çatı örgütü gerekiyor” diye konuştu.

“Bu sektörün Avrupa’daki sektörle rekabet etmesi lazım”

Kılıçdaroğlu, nakliye sektörünün sağlıklı bir rekabet zincirine sahip olması gerektiğinin altını çizerek, şunları söyledi:

“Sizin bir sağlıklı çalışma iklimine ihtiyacınız var. Bunu da sağlamamız lazım. Araç muayene ücretleri oluyor. Rakamlar açıklanıyor, hep beraber şikayet ediyorsunuz ama sonunda götürüp parayı ödüyorsunuz, parayı ödedikten sonra şikayetler bitiyor. Başka bir sorun çıkıyor, ondan şikayet etmeye başlıyorsunuz. O nedenle biz bunu çözeceğiz. Bu sektörün Avrupa’daki sektörle rekabet etmesi lazım. Avrupa’daki taşımacılık yapanlara her türlü imkan sağlanıyor ama biz size sağlayamıyoruz, sağlayamadığımız içindir ki sorun çıkıyor. Rekabet etmekte zorlanıyorsunuz. Bu rekabetin sağlanması lazım. Bunlardan birisi; hurda desteğidir. 20 yıl aracı kullandınız, satıp yeni bir araç alacaksınız. Size hurda desteği verilmesi lazım, aracınızı daha rahat yenileyin diye. K1 Belgesi alıyorsunuz, bir sürü para ödeyerek. Yolcu taşımacılığında bunu devredebiliyorsunuz, satabiliyorsunuz ama tıra gelince hayır, bunu satamıyorsunuz. Niye satamıyorsunuz? Önünüzdeki engel ne? Niye böyle bir engel çıkarıyorlar önünüze?  Bu engelin de kalkması lazım. Bakın bir şey daha ifade edeyim; herhangi bir kişi ister Mersin’de, ister Adana’da, ister İstanbul’da, ister Hakkari’de, ister Trabzon’da taksi plakası alamaz. Tahdidi vardır ama sizin işinizi yapmak için hiçbir tahdit yok. Paranız varsa gider kamyon alırsınız, başlarsınız çalışmaya. Niye tahdit yok? Sizin plakanızın değerli olması lazım. Taksi plakası nasıl değerliyse; tır plakasının da kamyonun plakasının da değerli olması lazım.”

“Tahdit gelecek, o da sizin güvenceniz olacak”

Memurun emekli olduğunda ikramiye, işçinin kıdem tazminatı, dükkanı iyi yerde olan esnafın hava parası aldığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Siz plakadan ötürü bir gelir elde ediyor musunuz? Hiçbir şey elde etmiyorsunuz. Tahdit gelecek, o da sizin güvenceniz olacak. Her önüne gelen kamyonu alacak, ‘istediğim gibi çalışacağım’, olmaz. Bu o kadar basit bir meslek değildir. Bu mesleğe girenler alın teri döküyorlar, yıllarını, aylarını veriyorlar. Param var buldum, al 1 tane, 20 tane, 30 tane, 50 tane birden, piyasaya gir. Bu nedir aynı zamanda? Sizin gelirlerinizi düşürür. Rekabet imkanınızı düşürür. Yok eder yani. Bunun da değişmesi lazım” dedi. Nakliyecilik mesleğine itibar kazandırılması ve cazip hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, sektöre üniversiteler aracılığıyla nitelikli eleman yetiştirilmesinin de önemine dikkat çekti.

“Motor emisyon standartlarının Avrupa Birliği’ne uyum içinde olması lazım”

Motor emisyon standartlarıyla ilgili Avrupa Birliği ve Türkiye arasında yaşanan soruna da dikkat çeken Kılıçdaroğlu, bunun şu an için basit bir sorun olarak görülebildiğini ancak ilerleyen süreçte daha ağır olacağını vurguladı. Kılıçdaroğlu, “Belki sizin araçlarınızı sokmayacaklar Avrupa’ya. Belki de daha ağır vergiler alacaklar sizden. Ne yapması lazım hükümetin? Buna uygun araçlar imal etmesi lazım. Buna uygun araçların imali için teşvik vermesi lazım ve siz araçlarınızı yenilerken bu motor emisyon standartlarının Avrupa Birliği’ne uyum içinde olması lazım. Akıllarına geliyor mu böyle bir şey? Ülkeyi yöneten yönetici 10 yıl sonra, 20 yıl sonra, 30 yıl sonra dünyada ne olacak, bunu bilemezse ülkeyi yönetemez. Bunu bilmesi lazım. O nedenle üretimin bu standartları yakalayacak şekilde özendirilmesi lazım” dedi.

Tır şoförlerinin çalışma saatlerine de değinen Kılıçdaroğlu, bu konuda Uluslararası Çalışma Örgütü’nün raporları olduğunu ve herkesin buna uyduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, “9 saat çalışacaksın, 12 saat dinleneceksin. Avrupalı bunu gayet güzel yapıyor. 9 saat gidiyor, bir yerde, eğlence merkezi var, sineması var, her türlü imkanı var, rahat ediyor, orada 12 saat kalabiliyor, 10 saat kalabiliyor. Dağın başında ne yapacaksınız Allah aşkına siz? Size böyle bir imkan sağlandı mı? Rahat edebileceğiniz, rahatlıkla dinlenebileceğiniz bir imkan sağlandı mı? Sağlanmadı. Niye sağlanmıyor? Siz vergi vermiyor musunuz? Vergi veriyorsunuz. Gelir Vergisi veriyorsunuz, Kurumlar Vergisi veriyorsunuz, Katma Değer Vergisi veriyorsunuz, Motorlu Taşıtlar Vergisi veriyorsunuz, ÖTV veriyorsunuz, mazot alırken veriyorsunuz. Niye bu imkan size sağlanmıyor? Hangi gerekçeyle sağlanmıyor? Çünkü sizin sahibiniz yok arkadaşlar. Sahibiniz yok” ifadelerine yer verdi.

Bakımsızlık nedeniyle yanlış tartan kantarın faturasının da şoföre kesildiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Ceza kime kesiliyor? Ceza size kesiliyor. Bunların bakımını kim yapacak? İlgili kamu kurumu yapacak. İlgili kamu kurumu süresinde, zamanında bu bakımları yapıyor mu? Yapmıyor. Ne olacak ki? Gelir, yanlış tartarız, gider öbür tarafta doğru tartılır, cezaları keseriz, zamanında ödenmezse bir de faiziyle beraber bu paraları sizden alırız. Almazsa? Gelir ehliyetinizi alırız” dedi.

“Ben parasını ödüyorsam ticari sır olmaz, bu devletin yolu”

Kılıçdaroğlu, Türkiye’deki otoyol, köprü ve tünellerin neden yapıldığını sormadıklarını ancak ne kadara yapıldığını ve ne kadar garanti verildiğini merak ettiklerini belirterek, “Adı ‘yap-işlet-devret’. Yap-işlet-devret ne demektir? Sen yapacaksın, işleteceksin, belli bir süre sonra da devlete devredeceksin. Şimdi yap, işlet, üstüne para al, olağanüstü kâr elde ettikten sonra da devlete ver. Hem balı var hem kaymağı var. Şimdi sizi o yollardan geçmeye mecbur kılıyorlar. Avro üzerinden, dolar üzerinden fiyat biçiyorlar. Sorduk, bunları kaça yaptınız? Cevabı yok. ‘Efendim ticari sır bu’. Ne demek ticari sır? Ben parasını ödüyorsam ticari sır olmaz, bu devletin yolu. Kaça yapıldı bu? Bilmiyoruz” diye konuştu.

“İktidar olduğumuzda bu yolların tamamını kamulaştıracağız”

İktidara geldiklerinde soygun düzenini ortadan kaldıracaklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Yüksek bedeller alıyorlar sizden. Navigasyondan sizi oraya yönlendiriyorlar, bazen trafik polisi arkadaşlar yönlendiriyorlar, öyle talimat almıştır. Efendim, oraya devletin yükü az olsun, siz cebinizden ayrıca para ödeyin buraya diye. Söyleyeyim; sizlerin oyuyla iktidar olduğumuzda bu yolların tamamını kamulaştıracağız. Öyle uçuk rakamlar olmayacak. Soygun düzeni olmayacak. Soygun düzeni olur mu ya? Bunların tamamını kaldıracağız. Ama şöyle yapacağız; kimseyi mağdur etmeyeceğiz. Yolu kaça yaptığının maliyetini çıkartacağız. Üstüne makul bir kâr koyacağız. Parasını vereceğiz yolu alacağız, köprüyü alacağız. Makul bir fiyat koyarsınız, mesele biter. Rahmetli Özal’ın yaptığı yollardan, köprülerden de para alınıyor ama bu kadar anormal paralar alınmıyor. Bunun yapılması lazım.”

“Size mazot desteği veriliyor mu, verilmiyor”

Avrupa’nın birçok ülkesinde 12 ton ve daha fazla yük taşıyanlara mazot desteği verildiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Size mazot desteği veriliyor mu? Verilmiyor. Niye verilmiyor? Siz nasıl rekabet edeceksiniz? Onların devletleri, onların hükümetleri kendi nakliyecilerine destek verirken, bizim hükümetler neden köstek oluyor? Neden destek vermiyor? Siz bu memlekete dolar getiriyorsunuz, para getiriyorsunuz. 25 milyar dolar, az para mı bu 25 milyar dolar? Onlar hangi desteği veriyorsa bizim de en az o desteği vermemiz lazım ki rekabette eşitlenelim. Onlar daha büyük avantajlar elde ederlerse siz rekabet edemezsiniz” dedi. CHP Lideri Kılıçdaroğlu, nakliye sektöründeki haksız rekabetin önlenmesi için Avrupa ve Amerika’da olduğu gibi kilometre başına asgari fiyat tarifesi uygulanması önerisinde bulundu.

“Dış politikada kavgayı değil, barışı önceleyeceğiz”

İktidar olduklarında dış politikada barışı önceleyeceklerini belirten Kılıçdaroğlu, “İktidar olduğumuzda Suriye ile hemen barışacağız. Mısır’la hemen barışacağız. Karşılıklı büyükelçilikleri açacağız. Suriye’den Ortadoğu’ya, Mısır’a kadar giden yolların tamamını trafiğe açacağız. Dış politikada kavgayı değil, barışı önceleyeceğiz. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya… Burada karşılaştığınız sorunları da biliyorum. Sarp Sınır Kapısı’nda günlerce bekleyen tır şoförlerini biliyorum. Azerbaycan’ın bizden aldığı ekstra paraları biliyorum. Sizi ro-ro üzerinden mal taşımaya sevk ettiklerini biliyorum. 2 bin-2 bin 500 dolar ekstra para aldıklarını biliyorum. Yabancı tırlardan alınmayan paranın Türk tırlarından alındığını biliyorum. Peki soru; bunlar olurken, bu hükümet niye uykuda? Neden müdahale etmiyor? Bu tırlar bizim tırlar değil mi? Bu şoförler bizim şoförlerimiz değil mi? Onların kazandığı para Türkiye’ye gelmiyor mu? Neden bunlara sahip çıkılmıyor ve neden dış politikada bu konuda oturulup görüşülmüyor. 2 devlet, 1 millet. E güzel. 2 devlet 1 milletsek bizim tırlara neden farklı muamele ediyorsunuz? Bunu sormayacak mıyız? Bir telefona bakar. Açacaksınız telefonu, diyeceksiniz ki; e kardeşim sen Avrupa’dan gelen tırlara, yabancı tırlara ne yapıyorsan aynısını bize de yap. Biz sizden ayrıcalık beklemiyoruz. Bu telefon dahi açılmıyor arkadaşlar. O nedenle sahibiniz yok, sorununuz var. Bunun çözülmesi lazım” dedi.

“Çantada keklik olarak görüldüğünüz sürece sizin sorunlarınız çözülmez”

Kılıçdaroğlu, dünyanın ve ilişkilerin değiştiğinden söz ederek,  şunları söyledi:

“6 sigorta türü ödüyorsunuz. Avrupalılar 1 sigorta. Karmaşık işi bitirmişler, tek sigorta, mesela bitiyor. Yapabilir miyiz? Yaparız. Elin oğlu yapıyor da biz niye yapmayacağız? Biz de bunu yapabiliriz. Karayolları Taşıma Kanunu. 17 yıllık da Taşıma Yönetmeliği var. Bunların değişmesi lazım.  Dünya değişiyor, ilişkiler değişiyor. Yeşil Ekonomi dediğimiz bir kavram var. Emisyon hacminin düşürülmesi isteniyor. Çevre ile ilgili toplumun duyarlılığı var. Bunların değişmesi lazım. Nasıl değişecek? İşin uzmanlarını getireceksiniz, sektörün temsilcilerini getireceksiniz. Bir masanın etrafında oturtacaksınız, kardeşim şunların, şunların yapılması lazım. Siz derdinizi anlatacaksınız, çözmek durumunda olan iktidar sahipleri de bunları çözecekler. Ama sizinle bir araya bile gelmiyorlar. Niye gelmiyorlar? Onu da söyleyeyim. ‘Ne olacak’ diyor, ‘vur ensesine istediğini yap’ diyor. ‘Nasıl olsa bunlar sonuçta gelecek, oyu yine bize verecek’ diyor. Çantada keklik olarak görüldüğünüz sürece sizin sorunlarınız çözülmez. Türkçesi budur arkadaşlar. Kimse kusura bakmasın. Açık ve net konuşacağım. Birbirimizi kandırmanın bir âlemi yok. Açık ve net. Oyunuzun rengini değiştirmek zorundasınız bütün bu sorunların çözülmesi için.”

“Ben sizin oyunuza talip değilim. Ben sizin dertlerinize, sorunlarınıza talibim”

Sektöre ilişkin sorunları çözeceklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Buyurun Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız burada. Sizin sorunlarınızı çözmek için elinden gelen her çabayı gösteriyor. Ben sizin oyunuza talip değilim. Ben sizin dertlerinize talibim, sorunlarınıza talibim. Çözeceğim bunları, niye çözmeyelim? Aracınızı yenilerken size avantaj sağlanması lazım. Az önce söyledim, hurda desteği verilmesi lazım aracınızı yenilerken. Plaka tahdidi getirilmesi lazım. Her önüne gelen bu işi yapamaz. Plaka tahdidi gelmesi lazım. Ekmek teknesi aracınızın plakası değerlenecek, evinize ekmek götüreceksiniz. Geleceğiniz de güvence altında olacak. Bunun olması lazım. Dış politikanın tamamen değişmesi lazım. 180 derece. Türkiye’ye yönelik olumsuz bir tavır takınılmaması lazım. Bunu yapmak çok zor bir şey değil arkadaşlar. Oturursunuz, beraber dersiniz ki, ‘Ya biz madem ki akrabayız, madem ki aynı kökten geliyoruz, e kardeşim o zaman bizim tır şoförlerine neden bu ayrıcalığı yapıyorsun?’ ‘Neden Sarp Sınır Kapısı’nda bunlar günlerce beklemek zorunda kalıyorlar.’ Onlar derse ki ‘biz bunu yapıyoruz’, e biz de gereğini yaparız o zaman” diye konuştu.

“Tereyağından kıl çeker gibi bütün bu sorunları çözeceğiz”

Sektörün Türkiye açısından çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu ve olağanüstü avantajlar sağlandığı takdirde Türkiye’yi dövize boğabileceklerini belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“İşin özü; sorunlarınız belli. Hepsi çözülecek türden sorunlar. Çözülemeyecek hiçbir sorununuz yok. Türkiye açısından çok büyük bir potansiyelsiniz. Olağanüstü avantajlar sağlandığı takdirde, emin olun her türlü imkân size sağlandığı takdirde Türkiye’yi dövize boğarsınız. Ben buna da inanıyorum. Bu coğrafya hem sizin hem Türkiye’nin kazanmasına uygun bir coğrafya. Bunu Mersin’de yaptık, sizlerle beraber yaptık. Düşüncelerimi açık ve net ifade ettim. Çok daha hızlı, çok daha güçlü bir şekilde büyüyebiliriz. Bunu yapabiliriz, sağlayabiliriz. Yeter ki bu dediğim olaylar, sorunlar çözülsün. Bunların çözülmesi için de öyle 5 yıl, 10 yıl falan beklemeye gerek yok. 1 yıl içinde bunların tamamı çözülür. 1 yıl bakın. Siz belki bu mesleğe girmeden önce bu sorunlar vardı. Mesleği neredeyse bırakıp emekli olacaksın, yine bu sorunlar var ama çözülmüyor. Oysa 1 yıl içinde bu sorunların tamamı çözülür. Sormanız lazım ya, bu ülkede Dışişleri Bakanlığı ne yapıyor? Sormanız lazım, bu ülkede Ulaştırma Bakanı ne yapıyor? Siz düşüneceksiniz, ben de düşüneceğim. Sorunları aktaracaksınız, biz parlamentoda da, parlamento dışında da sizin sorunlarınızı, her yerde, her ortamda dile getireceğiz. Sakın moralinizi bozmayın. Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Bütün sorunları çözeceğiz. Tereyağından kıl çeker gibi bütün bu sorunları çözeceğiz, hepsini çözeceğim. Güvenin, biz size güveniyoruz çünkü. Sağ olun, teşekkür ederiz.”

Etiketler: » »
#

SENDE YORUM YAZ